Bazen Hayaller Gerceklesir

Film tavsiyelerim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Film tavsiyelerim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Mart 2014 Pazartesi

Eyvah Eyvah 3

Herkese mutlu haftalar dilerim öncelikle,

Arkadaşlarla geçen bir hafta sonundan sonra döndük dolaştık ofis sularındayız :)Sıradan bir pazartesinin sıradan saatleri yaşanıyor şuan benim için.Çay,gazete,sosyal medya,mail kontrolleri vs vs...Bu arada çayı artık şekersiz içiyorum.1 hafta kadar önce Fat Block kullanmaya başlamıştım fazla kilolar nedeniyle fakat ben hem ilaç alıp hem de yemeye devam edince olmadı bu iş...Zaten 10 günlük tablet,kaldı 3 günüm...Bari şimdi şekeri falan kesip kendimi eti formlara vereyim de,ikinci kutuyu aldığımda bir işe yarasın dedim.Bu sabah girdim markete doldurdum grisini,eti form çıktım.Hep pazartesileri başlar ya bu işler,hadi bakalım,inşallah inşallah :)Kaç kilosun derseniz,1.69 boy a 62 kiloyum efendim...


Yazı başlığımıza gelirsek,pazar günü sinemaya gidelim dedik.Hangi film diye düşünürken Eyvah Eyvah 3 te bulduk kendimizi...Recep İvedik filmine yoğun talepten ve pazar günü olması nedeniyle gişe tıklım tıklımdı,resmen nefes alamıyor insan o kalabalıkta,en az 15 dakika beklemişizdir bilet için.Film hakkında ki düşüncelerime gelirsek,''gitmeyin efendim ne de olsa yakında tv ye düşer'' diyeceğim.Gerçi biz gitmekte baya geç kaldık ama...Elbette gülüyorsunuz filmde birkaç sahnede,elbette Demet Akbağ'ın oyunculuğu her zaman ki gibi muhteşem fakat o kadar basit bir senaryo o kadar amatörce bir kurgu ki,şahsım adına girmeseydikte olurmuşum dedim çıktığımda...Benim için puanı 10 üzerinden ancak 5 olabilir bu nedenle...

Hafta içi bir akşam Recep İvedik için gideceğiz,beklentim yüksek ve yanılacağımı sanmıyorum.

Bunların dışında hafta sonunun en keyif aldığım kısımlarından biri,kapanışı oldu.Belki biliyorsunuzdur Kuzey'in Oğlu Volkan Konak tekrar başladı.Maalesef pazar akşamları geç bir saatte yayında ama dün akşam Yavuz Bingöl'de orada olunca dayanamadım.Türküler,oyunlar,sazlar,sözler diriltti beni gece gece...İzlemiyorsanız bir ara uğramanızı tavsiye ediyorum.

''Bugün olabildiğince rahat,özgür ve sakin olacağım''

Sevgiler...


24 Şubat 2014 Pazartesi

Haftanın ilk günü yagmura sevgiler...

Yağmurlu bir haftaya başladık İstanbul caddelerinde...

Yaz-kış fark etmeden cam açık yatan ben,sabahın muhteşem soğuğuyla uyandım bugün...Yağmurlu olacağı zaten belliydi,gelen sevgili hava durumu mesajları sağolsun :) Bir hızla yataktan çıkıp giyinmeye başlamak ve evden çıkmak 15 dakikamı aldı sadece üşümem sayesinde...Şimdi sıcacık bir nescafe ile haftayı selamlıyorum.

Pazar günü izlediğimiz 3 filmden bahsedeceğim;
İlki Dombra müziği ile merak sardığımız Cengiz Han belgeseli...Müzikten bahsetmem gerekirse,çok yakın bir arkadaşımla geçen sohbet esnasında dinlediğim,Cengiz Han'ın savaş sahnesinden alınma görsellerle izleyiciyi etkileyen bir müzik&klip...-Efo'nun diline dolanması ve lehçeyi bilmediğinden ötürü,uydurduğu kelimelerle tüm gün evde yarım yamalak söylemesi,filmden çok etkilenmediğim için yanıma kâr kaldı :)- Bir heyecanla DVD  dükkanından Cengiz Han'ı istedik ve belgeseli alıp eve döndük.İzledik,çok etkilenmemekle ve eleştirmekle birlikte anladık ki almamız gereken asıl filmin ismi ''Mongol''...O nu henüz izlemedik fakat belgesel niteliğinde ki filmi de Cengiz Han hakkında bilgi edinmek amacıyla izlemenizi tavsiye ederim...
İkinci film ise, Açlık Oyunları...Bu filmi izlemek için oldukça geç kalsakta,iyi ki dediğim filmler arasındaki yerini aldı.İlk film kadar etkileyici ve sürükleyici olduğunu düşünüyorum.İzlerken resmen onların yanındaymışım gibi gerildiğimi ve yerimde duramadığımı söyleyebilirim.Sanıyorum üçüncü film devrim niteliğinde olacak.Görsel şölen ve heyecan isteyenlere derim ki,kesinlikle izleyin.
Ve pazar gününün finali ise: Wilkinson Ranch...Filmin eskiden yaşanmış olaylardan esinlenerek yapıldığı hatta giriş kısmında o dönemlere ait araştırma enstitüsünün ve görevlilerin isminin verildiği;filmin sonunda ise olayı gazete küpürleri ile kanıtladıkları görülüyor.Filmde çiftlikteki çocuğun aniden kayboluşu ve durumu araştırmaya gelen görevlilerin başından geçen olaylar konu alınmış.Filmin sonu Uzay mekiğine bağlandığı için,bana çok cazip gelmedi.İzlenebilir diyemeyeceğim bir film açıkçası :)

Henüz izlemediğim Eyvah Eyvah 3 ve merakla beklediğim Recep İvedik filmleri için tekrar döneceğim,film kısmından şimdilik hoşçakalın :)

Huzurlu bir hafta diliyorum,sevgiler...

19 Ocak 2014 Pazar

Renkli bir cumartesi gününden...

Renkli bir cumartesi sonrası,sakin bir pazar benim için...

Dün sabah ofiste geçirdiğim 3 saat sonrası kendimi Beşiktaş Çarşı'ya attım ve çokta gerekli olmayan birkaç şey aldıktan sonra eve doğru geçmek için motora bindim.Mis gibi bir boğaz havası da aldıktan sonra benim için eşofmanları giyme vakti geldi elbette...Aslında bu cumartesi akşamı için bir arkadaş grubumuz davetlimizdi fakat bir-iki arkadaşımızın salgın dolayısıyla hasta olmasından ertelemek durumunda kaldık.
Eve girer girmez aldık elimize kağıdı kalemi ve market alışveriş listemizi yaptık.Market öncesinde de dvd almak için her zaman gittiğimiz yere ufak bir ziyarette bulunduk.Şahane filmler aldığımızı söyleyebilir.Favori türüm gerilim-korku olmasına rağmen,aksiyon da sık izlediğim türler arasında.

Eve girer girmez aldığımız filmlerden ilkini taktık ve kahve eşliğinde izlemeye başladık.
Bu dört ismi tanımayan yoktur diye tahmin ediyorum. Filmde Robert De Niro'nun evlenecek olması nedeniyle bekarlığa veda partisi yapmak için farklı yerlerden bir araya gelen ve Las Vegas' a giden çocukluk arkadaşların hem duygusal,hem komik hem de arkadaşlığa dair güzel mesajlar içeren sıcacık bir komedi izliyoruz.Bir de ''Ah keşke Las Vegas'ta olabilsem '' diye de iç geçiriyoruz :) Şehrin ışıkları,hareketli yaşamı ve elbette kumarhaneleri beni cezbetmiyor değil. Çöl bölgesini bu şekilde değerlendirmeyi akıl eden kişiyi alkışlamak gerekir.Bu arada filmde Morgan Freeman'dan  inanılmaz bir sadakat örneği izliyoruz ve orada ''gerçekten erkek böyle düşünebilir mi'' diye yanımızda ki beyefendiyi en yumuşak şekilde yoklamaya alıyoruz :)Gerçekten izlenesi izlenesi izlenesi...

Film bitiminde kendimizi bir kaç saatliğine mutfağa adamak için bir müzik açıp mutfağın yolunu tuttuk Efo'yla...En kısa yoldan ne hazırlayabiliriz diye düşündükten sonra,
                                                                 Efkan yoğurtlu ıspanağı,
                                              ben sarımsaklı yoğurtlu karnıbahar kızartmasını,

hazırlayıp,ana yemek olarak ta pilav ve yanında köfte fırına verip güzel bir salatayla masamızı kurduk.
İşte benim için günün en keyifli kısmı asıl bundan sonra başladı.Yemek sonrası,pazar gününe bırakmadan minik kalp kurabiyelerimi yapmak için tekrar mutfağa girdim.Aslında daha fazla tasarım denemekti amacım ama bu hafta için bu tempo yeterli dedim :) İşte sitemin görselleri için hazırladığım iki fotoğraf;


Filmin en sevdiğim cümlesi ile noktalamak istedim postu;
VEGAS'TA OLAN VEGAS'TA KALIR BEYLER...

© 2011 TOPUKLU POLLYANNA , AllRightsReserved.

Designed by ScreenWritersArena